7 Ekim 2026

Futbolun Zirvesinde Deprem: Riva’daki Toplantı Ne Getirecek?

Türk futbolu bugünlerde oldukça hareketli ve gerilimli bir dönemden geçiyor. Normal şartlarda bugün Riva’da gerçekleştirilmesi beklenen olağanüstü toplantı, tüm spor kamuoyunun odak noktası haline gelmişti. Ancak Riva’daki sessizlik, toplantının ertelenmesiyle birlikte yerini Cuma gününe kadar sürecek olan derin bir bekleyişe bıraktı.

Toplumun genelinde “bu masadan mutlaka istifa çıkar” beklentisi hakim olsa da, Federasyon cephesinden gelen mesajlar çok daha farklı bir tablo çiziyor. Başkanın direnci ve yönetim kurulundaki fikir ayrılıkları, sürecin sadece bir koltuk değişimi değil, geniş çaplı bir güç savaşı olduğunu kanıtlıyor.

Hakem Dosyası ve Operasyonun Perde Arkası

Olayların fitilini ateşleyen temel gelişme, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “yasa dışı bahis ve spor suçları” soruşturması oldu. İstanbul merkezli başlatılan ve Ankara, Elazığ, Manisa gibi illere yayılan operasyonlarda, futbol dünyasının önemli isimleri gözaltına alındı. Özellikle Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu’nun tutuklanması, krizin boyutlarını zirveye taşıdı.

Gündoğdu ile birlikte Ferdi Karadoruk ve Yunus Yıldırım gibi isimlerin de tutuklanması, MHK içinde büyük bir boşluk yarattı. Gündoğdu’nun istifasının ardından TFF Yönetim Kurulu’nun milli arayı fırsat bilerek Riva’da toplanma kararı alması, herkesin “sona mı gelindi?” sorusunu sormasına neden oldu. Ancak Türk futbolunda hiçbir şey göründüğü kadar basit ilerlemiyor.

İbrahim Hacıosmanoğlu’nun Kararlı Tutumu

Hafta sonu boyunca kulislerde istifa senaryoları konuşulurken, Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu sessizliğini bozarak net bir mesaj gönderdi. Görevini bırakmayacağını açıkça dile getiren Başkan, Türk futbolundaki mevcut sorunların sorumluluğunun sadece kendisine yüklenemeyeceğini vurguladı. Bu açıklama, Riva’da yapılacak zirvenin havasını bir anda dağıttı.

Toplantının Cuma gününe ötelenmesi resmi olarak UEFA programına bağlansa da, spor çevrelerinde bu durum bir “zaman kazanma manevrası” olarak yorumlanıyor. Hacıosmanoğlu’nun bu süreçte yönetim kurulundaki desteğini tazelemeye çalışacağı ve İsviçre dönüşünde masaya daha güçlü oturmak istediği belirtiliyor.

Federasyon Yönetiminde İstifa Hareketliliği

Başkan her ne kadar “devam” dese de, yönetim kurulunun içindeki huzursuzluk gün yüzüne çıkmaya başladı. Kulis bilgilerine göre, bazı üyelerin başkanın istifa etmemesi durumunda kendi görevlerini bırakmaya hazırlandığı konuşuluyor. Eğer yönetimdeki ayrılıklar belli bir sayıya ulaşırsa, tüzük gereği yönetim kendiliğinden düşebilir.

Aslında istifa dalgası sessiz sedasız başlamış durumda. Federasyonun yapısındaki çatlakları gösteren bazı önemli ayrılıklar şunlardır:

  • Ural Aküzüm’ün PFDK sevki sonrası görevinden ayrılması.
  • Yedek üyelerden Seymen Gençtürk ve Adem Doğrul’un istifalarını sunması.
  • Kazım Şengöçgel’in görevini bırakmasıyla yönetim kadrosunun zayıflaması.

Bu isimlerin eksilmesi, yönetim kurulunun karar alma yetisini tehlikeye atıyor. Eğer ayrılanların sayısı sekizin altına düşerse, İbrahim Hacıosmanoğlu istifa etmese dahi olağanüstü genel kurul süreci kaçınılmaz bir yasal zorunluluk haline gelecek.

Cuma Günü Riva’da Alınacak Kritik Kararlar

Tüm gözler şimdi Cuma günü Riva’daki Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’ne çevrilmiş durumda. Masada bekleyen üç kritik başlık var: Federasyonun seçim takvimi, yeni MHK yapılanmasının kimlerden oluşacağı ve milli takım teknik direktörü Vincenzo Montella’nın geleceği. Ancak en temel mesele, Hacıosmanoğlu’nun o masadan hangi sıfatla kalkacağı olacak.

Mevcut yönetimin görev süresi normalde 2027 yılına kadar devam ediyor. Ancak bu kadar ağır iddiaların ve operasyonların gölgesinde, mevcut yapının uzun süre korunması oldukça güç görünüyor. Kulüplerin artan baskısı ve kamuoyundaki güven kaybı, Cuma akşamı Riva’dan çok daha radikal kararlar çıkabileceğine işaret ediyor.